Mehmet Gelir, Bayındır’da üreticinin sahadaki sesini kurumsal zeminde temsil eden bir Ziraat Odası Başkanı olarak, Tarım Savunuculuğu yaklaşımını benimsediğini kamuoyuyla paylaştı. Bu benimseme, üreticinin sorunlarını sadece gündeme taşımakla sınırlı kalmayan, sahadan gelen bilgiyi doğrulanabilir, ölçülebilir ve çözüm odaklı bir dile dönüştürerek karar süreçlerine taşıyan bir sorumluluk hattıdır. Gelir’in hedefi, Bayındır’ın üretim kapasitesini koruyan ve büyüten, üreticinin gelir istikrarını güçlendiren uygulamaları oda organizasyonu üzerinden daha sistematik biçimde sahaya yaymaktır.
Bu çerçevede Gelir’in Tarım Savunuculuğu çizgisi, Bayındır’da sahada en çok karşılık bulan başlıklara odaklanır. Girdi maliyetleri, su yönetimi, iklim riski, hastalık ve zararlı baskısı, ürün kalitesi ve pazara erişim gibi konuların düzenli izlenmesi, sahadan veriyle beslenmesi ve raporlanabilir hale getirilmesi önceliklidir. Ziraat odası, bu modelde yalnızca temsil eden bir yapı değil, aynı zamanda sahada kayıt disiplini kuran, üreticiye uygulanabilir bilgi ve yönlendirme sunan, ortak çözüm zeminini büyüten bir koordinasyon merkezi olarak konumlanır.
Mehmet Gelir’in benimsediği yaklaşım, üretimde verimlilik artışı kadar, üreticinin pazarda değer bulmasını sağlayacak kalite standardı ve izlenebilirlik çizgisini de güçlendirmeyi amaçlar. Doğru uygulama, doğru zamanlama ve sahaya uygun pratik eğitimlerle üreticinin kaybını azaltmak, oda üzerinden yaygınlaştırılabilecek somut adımlardır. Bununla birlikte kooperatifler, birlikler, yerel paydaşlar ve teknik meslek gruplarıyla kurulacak güçlü koordinasyon, Bayındır’ın tarımsal potansiyelini ortak akılla büyütmenin ana anahtarıdır.
Tarım Savunuculuğu, tarımı yalnızca üretim faaliyeti olarak değil, gıda güvenliği, fiyat istikrarı, kırsal refah ve ulusal dayanıklılık meselesi olarak ele alan bir duruşu temsil eder. Bu duruş, sorunları büyütmek için değil, sahadaki gerçekliği görünür kılmak, ölçmek, doğrulamak ve doğru muhataplara çözüm diliyle taşımak için vardır. Ziraat odaları gibi yerleşik temsil yapıları, bu hattın sahada en hızlı ve en geniş etki üreten taşıyıcıları arasındadır.
Bu nedenle çağrımız nettir. Bayındır’dan Türkiye’nin tüm üretim havzalarına, tüm üreticileri, kooperatifleri, birlikleri, tarım danışmanlarını ve tarımın geleceğine sorumluluk duyan tüm paydaşları Tarım Savunuculuğu çatısı altında ortak akla davet ediyoruz. Gelin, sahayı birlikte güçlendirelim, veriye dayalı üretimi yaygınlaştıralım, üreticinin emeğini güvenceye alacak çözümleri birlikte büyütelim. Çünkü tarımı savunmak, sadece bugünü değil, geleceği de korumaktır dedi.

0 Yorumlar