Ayten Sümer, Eşme Merkez Kadın Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı, Tarım Savunuculuğu Yaklaşımını Benimsedi
Ayten Sümer, Eşme’de kadın emeğini üretime, üretimi gelire dönüştüren sahaya yakın yönetim anlayışıyla, Eşme Merkez Kadın Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı olarak Tarım Savunuculuğu yaklaşımını benimsediğini kamuoyuyla paylaştı. Bu benimseme, tarımı yalnızca tarladaki üretim olarak değil, aynı zamanda aile refahı, kırsal dayanıklılık, kadın girişimciliği ve yerel kalkınma ekseninde güçlendiren bir sorumluluk hattıdır. Sümer’in hedefi, kooperatifin sahadaki birikimini görünür kılmak, kadın üreticinin emeğini güvenceye alan, ölçülebilir sonuç üreten bir uygulama düzenini büyütmektir.
Bu çerçevede Sümer’in Tarım Savunuculuğu yaklaşımı, kooperatifçilik disiplininin en güçlü araçlarını sahaya taşır. Ortak üretim planı, kalite standardı, izlenebilirlik, ürün kabul kriterleri, ambalaj ve etiketleme, markalaşma, pazara erişim ve gelir istikrarı başlıkları bu hattın omurgasını oluşturur. Kooperatifin gücü, tek tek üreticinin tek başına taşıyamadığı maliyetleri ve riskleri ortak akılla yönetebilmesidir. Sümer, bu nedenle tedarik, üretim, işleme ve satış adımlarının her birini kayıt altına alan, ölçen, iyileştiren bir çalışma disiplini kurmayı amaçlıyor.
Kadın kooperatiflerinin sahadaki en kritik katkısı, tarımsal üretimi sosyal dayanıklılıkla birleştirmesidir. Ayten Sümer’in liderliğinde bu yaklaşım, kadınların üretimde görünür olmasını, ürünün değer zincirinde daha yüksek pay almasını ve yerelde örnek bir kalkınma modeli oluşturmasını hedefler. Bu model, sadece ekonomik bir çıktı üretmez, aynı zamanda istihdam, beceri gelişimi, gıda güvenliği ve toplumsal güven alanlarında da kalıcı etki üretir. Tarım Savunuculuğu, tam da bu noktada, sahadaki iyi uygulamayı büyüten, yaygınlaştıran ve doğru paydaşlarla buluşturan bir çerçeve sunar.
Tarım Savunuculuğu, tarımı yalnızca üretim faaliyeti olarak değil, gıda güvenliği, fiyat istikrarı, kırsal refah ve ulusal dayanıklılık meselesi olarak ele alan bir sorumluluk hattıdır. Kadın kooperatifleri bu hattın en stratejik taşıyıcılarından biridir. Çünkü kadın üretici, hem üretimi hem aileyi hem de yerel toplumsal dokuyu aynı anda ayakta tutan güçlü bir dayanıklılık merkezidir.
Bu nedenle çağrımız nettir. Eşme’den Türkiye’nin tüm üretim havzalarına, tüm kadın kooperatiflerini, üreticileri, tarım danışmanlarını, yerel paydaşları ve tarımın geleceğine sorumluluk duyan herkesi Tarım Savunuculuğu çatısı altında ortak akla davet ediyoruz. Gelin, kadın emeğini daha görünür kılalım, kooperatiflerimizi daha güçlü bir pazara taşıyalım, yerelde üretileni değerinde satacak çözümleri birlikte büyütelim. Çünkü tarımı savunmak, sadece bugünü değil, geleceği de korumaktır dedi.

0 Yorumlar