Flash

6/recent/ticker-posts

Ahmet Kocaağa, Ödemiş Ziraat Odası Başkanı, Tarım Savunuculuğu Yaklaşımını Benimsedi

 


Ahmet Kocaağa, Ödemiş Ziraat Odası Başkanı, Tarım Savunuculuğu Yaklaşımını Benimsedi

Ahmet Kocaağa, Ödemiş’te üreticinin sahadaki nabzını tutan, kurumsal temsil gücü yüksek bir Ziraat Odası Başkanı olarak, Tarım Savunuculuğu yaklaşımını benimsediğini kamuoyuyla paylaştı. Bu benimseme, üreticinin sorunlarını yalnızca gündeme taşımakla yetinmeyen, sahadan gelen bilgiyi doğrulanabilir, ölçülebilir ve çözüm odaklı bir dille karar süreçlerine taşıyan bir kurumsal sorumluluk hattıdır. Kocaağa’nın hedefi, Ödemiş’in üretim kapasitesini ve üreticinin gelir istikrarını güçlendirecek uygulamaları, oda organizasyonu üzerinden daha sistematik biçimde sahaya yaymaktır.

Bu çerçevede Kocaağa’nın savunuculuk yaklaşımı, oda ölçeğinde üç temel omurga üzerine oturur. Birinci omurga, sahadan düzenli veri toplama ve kayıt disiplinidir. Üreticinin maliyet baskısı, girdi fiyatları, su kısıtı, iklim riski, hastalık ve zararlı baskısı gibi başlıkların düzenli izlenmesi, karşılaştırılabilir hale getirilmesi ve raporlanması hedeflenir. İkinci omurga, üretimde verimlilik ve kalite standardıdır. Doğru çeşit seçimi, doğru zamanlama, doğru uygulama, doğru girdi kullanımı ve sahada uygulanabilir eğitimlerle üreticinin kaybını azaltan, pazarda değer üreten bir kalite çizgisi amaçlanır. Üçüncü omurga ise pazara erişim ve gelir istikrarıdır. Üreticinin emeğinin değer bulması, ancak planlı üretim, örgütlü satış, sözleşmeli modeller ve güçlü kooperatif koordinasyonuyla sürdürülebilir hale gelir.

Ziraat odası başkanlığının Tarım Savunuculuğu içindeki stratejik gücü, üretici ile kurumlar arasında güvene dayalı bir köprü kurabilmesidir. Kocaağa, bu köprüyü çatışma üreten bir dil yerine, ortak akıl ve çözüm dili ile güçlendirmeyi hedefliyor. Ödemiş özelinde üreticinin gündemini, sadece şikayet diliyle değil, önceliklendirilmiş sorun setleri, uygulanabilir çözüm paketleri ve sonuçları izlenebilir hedeflerle taşıyan bir yaklaşım, hem sahada hem de karar mekanizmalarında karşılık üretir.

Tarım Savunuculuğu, tarımı yalnızca üretim faaliyeti olarak değil, gıda güvenliği, fiyat istikrarı, kırsal refah ve ulusal dayanıklılık meselesi olarak ele alan sorumluluk hattıdır. Bu hat, sahadan gelen gerçekliği görünür kılar, ölçer, doğrular, doğru muhataba doğru dille taşır ve uygulanabilir adımlarla sonuç üretmeyi hedefler. Ziraat odaları gibi yerleşik temsil yapıları bu hattın en kritik taşıyıcıları arasındadır.

Bu nedenle çağrımız nettir. Ödemiş’ten Türkiye’nin tüm üretim havzalarına, tüm üreticileri, kooperatifleri, birlikleri, tarım danışmanlarını ve tarımın geleceğine sorumluluk duyan tüm paydaşları Tarım Savunuculuğu çatısı altında ortak akla davet ediyoruz. Gelin, sahayı birlikte güçlendirelim, veriye dayalı üretimi yaygınlaştıralım, üreticinin emeğini güvenceye alacak çözümleri birlikte büyütelim. Çünkü tarımı savunmak, sadece bugünü değil, geleceği de korumaktır dedi. 

Yorum Gönder

0 Yorumlar